preloader

Yükleniyor..

Ayasofya Hakkında Bilgi

Mimarisiyle tüm dünyada adından söz ettiren Ayasofya’nın tarihi çok eskilere kadar uzanıyor. Konstantin dönemine kadar uzanan köklü geçmişi ve bugüne kadar dimdik ayakta kalabilmiş olması Ayasofya hakkında bilgi almak isteyenlerin sayısının da her geçen gün artmasını beraberinde getiriyor. Geçmişte olduğu gibi bugün de Ayasofya’nın kentin en önemli simgelerinden biri haline geldiğini belirtebiliriz.

360 yılında İmparator Konstantin’in emriyle yapımına başlana Ayasofya, 404 yılında ise bir halk ayaklanması sırasında halk tarafından yakılıyor. İmparator 2. Theodosios tarafından ikinci kilisenin inşasına 415 yılında başlanıyor. Ancak bu kilisenin de akıbeti değişmiyor. 532 yılında çıkan Nika isyanı sırasında kilise yakılıyor. İmparator Jüstinianus emir veriyor ve kilise yeniden inşa edilmeye başlanıyor.

Bu kez kilisenin inşası 5 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanıyor. Ancak ikonanın yasaklandığı dönemde kilisenin iç mimarisi bir hayli değişime uğruyor. Çok sayıda kişi Ayasofya hakkında bilgi almak istediğinde bu bilgiyle karşılaşmaz. O dönemde kilisede kullanılan erken döneme ait olan tüm mozaikler kaldırılıyor. İç kısımda kullanılan mozaikler sonradan eklenenler oluyor.

Ve İstanbul’un fethi…

Osmanlı padişahı Fatih Sultan Süleyman tarafından İstanbul’un fethedilmesiyle birlikte Ayasofya Kilisesi camiye dönüştürülüyor. Hatta Fatih Sultan Süleyman’ın İstanbul’u aldığında ilk emirlerinden biri bu oluyor. Ancak önemli bir detaydan söz etmek lazım! Ayasofya Kilisesi camiye dönüştürülürken mozaiklere ve ikonalara zarar verilmiyor. Sadece üstü kapatılıyor. Defalarca restore edilen bu yapıya en büyük ve en önemli restorasyonu Mimar Sinan yapmış.

1 Şubat 1935’te Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle Ayasofya müzeye dönüştürüldü ve halka açıldı. Artık isteyen herkes bu önemli ve büyük yapıyı ziyaret edebiliyor. Her yıl Ayasofya yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olduğunu belirtmek lazım…